3 Şubat 2008 Pazar Ludwigshafen`de bir Türk evinde yangın çıktı. Netice 9 kişi öldü 60 kişi yaralı. Gazeteci arkadaşlar o günden bu yana orada nöbette, görev başındalar. Olay kundaklama mı ihmal mi cevabını bulmaya, yetkili yetkisiz herkesi konuşturarak bilgi almaya, yangının gerçek yüzünü ortaya çıkarmaya, kamuoyunu doğru bir şekilde bilgilendirmeye çalışıyorlar.
4 Şubat 2008 Herne yine yangın ihbarı. Yine bir Türk evi yanıyor. Gazeteci arkadaşlar yine görev başında. 19 kişi dumandan zehirlenmiş. Resim çekmeler, görüntü almalar, röportajlar vs.vs.
7 Şubat 2008 Bir başka yangın haberi. Müllheim`da yeni ev alan bir Türk`ün evi alevler içinde. Arkadaşlar tam gaz olay yerine. Ve.. Bildik gazeteci manzaraları.
14 Şubat 2008 Adlingen. Polis, Trabzon-Akçaabatlı 14 kişilik ailenin yaşadığı evin kundaklandığını açıklayarak, evin 3 ayrı noktadan tutuşturulduğuna dair ipuçları bulduğunu belirtti.
15 Şubat 2008 Bu kez Gelsenkirchen`de 32 Türk`ün kaldığı bina yandı. Çok sayıda vatandaşımız ölümden döndü.
Koştur Allah koştur. Bu yolun sonu yokuştur.
Yangınlar devam ediyor. İlginç olan yangınların nedeni açıklanmadan, birçoğunda yetkililerin yangın sebebinin ırkçı motifli olmadığını açıklamaları. İnsan aklı almıyor. Müneccim gibi bunu biliyorsunuz madem, yangın çıkmadan önce niye tedbir almadınız diye adama sormazlar mı?
Birileri her ne kadar başbakan Erdoğan Almanya`ya geldiğinde sadece, `Erdoğan Türk okulları istiyor` diye başlık atsa da sayın Başbakan geçen hafta da belirttiğimiz gibi aynen şöyle demişti `Hepimiz insanız. Bu acı olay, bir barış, dayanışma ve sevgi sürecinin farklı başlangıcı olsun`. Başbakanın mesajındaki `başlangıç` olsun bölümü doğru çıktı. Ancak bu acı başlangıç yeni yeni acılarla devam edeceğe benziyor.
Bir başka ilginçlik de bu acı başlangıcın Almanya ile sınırlı kalmaması. Bulaşıcı hastalık gibi Avusturya`ya da sıçraması.
Sıra nerede, kimde/kimlerde kestirmek güç.
Bilirsiniz eskiden tulumbacılar takımı vardı. Yangın nerede, onlar oraya koşarlardı.
Benim acizane bir teklifim var. Birçok gazetenin ekonomi, spor, polis muhabirliği gibi servisleri ve elemanları var. Avrupa`daki Türk gazetelerinde bu servislere bir de tam donanımlı `yangın servisi` ekleyelim. Yangın konusunda daha iyi ve bilgilendirici haber yapabilmeleri için önce itfaiye teşkilatına gönderip eğitelim. Bu gidişle kısa zamanda yangın uzmanı gazeteci de olacaklardır.
Yangına giderken başlarına bir şey gelmemesi için çekme halatı, zincir, yangın söndürücü ve ilk yardım çantasının dışında; yangına dayanıklı koruyucu elbise, kask, eldiven, gaz maskesi gibi malzemeleri de yanlarında hazır bulunduralım.
Bir de marş yazıp, besteleyelim bu arkadaşlarımıza.
Başlangıcı tulumbacıların ki gibi olabilir mesela.
Yangın olur biz yangına gideriz.
|